Sezon Bitti

Sezon bitmeye bitti de, bizimkisi giyim sektörü ile veya bir başka konu ile ilintili değil, tamamen geçimle ilgili, turizm sezonu Erdek’te bitti. Esnaf ne kazandıysa kazandı, bundan gayrisi kışın hafif geçmesi, yakacak tonajının haliyle az olup, geçimin kolaylaşması temennisi ile ilgili.

Bir kurban Bayramına daha vasıl olduk. Bayramdan beklenti, Erdek’in turistle dolması ve esnafın son kazancı yakalamasıydı. Beklenen ne yazık ki olmadı, yağmurların adeta bir sele dönüşmesi ve havanın soğuması Erdek’e beklenen turistin gelmemesine neden oldu. Diğer bir taraftan, işim gereği dağ taş gezerken bu seneki zeytinin bolluğu, bereketin habercisi olması bakımından beni sevindirmişti, ancak, zeytinlerin buruşmaya başlaması ve suya olan ihtiyacı aşikar, görünüyordu. Sevindirici olan zeytin suya doydu. Zeytinin yağına ekmeğimizi bansak bu sene yine doyarız.

Herkes gibi ben de sabahtan büyüklerimizi ziyaret edip ellerini öptüm, bayramlaştım. Daha sonrasında çevre esnaf, dost ve arkadaşlarla bayramlaştım. Bu arada bir telefon ve telefonda İngilizce biliyor musunuz kelimesi, son derece sevinçle yes ve yes. Sevindirici olan telefonun ucunda beş genç arkadaş, İstanbul’da çeşitli üniversitelerde stajlarını yapan yabancı öğrenciler. Bu eğitimli gençler, yol yordam, lisan bilmeden İstanbul’dan kalkıp Erdek’i bulmuşlar, sora sora Bağdat bulunur misali. Demek ki Erdek çok fazla aramadan bulunabilecek bir konumda. Önümüzdeki sezon, yabancı turist arayışına tam anlamıyla eğilmek gerekiyor. Aslında bu arayışla ilgili bir takım adımlar atıldı, tanıtım fuarlarında yer alındı, rehber ve tanıtım broşürleri hazırlandı, Zeytinli Ada gezilmeye hazır hale getirildi. Dahası, artık demode olmuş çay bahçelerinin yerinin çağdaş görünümlü kafe, restoran ve mağazaların alacağını duyduğumda daha da mutlu oldum.

Çay bahçelerinde cüzi paralara içilen çayların zaten işletmecilerini kurtardığını sanmıyordum, ayrıca demode masa ve sandalyede oturan, tepesi naylonla örtülü ortamda, sıcaktan bunalan turistin de başka bir seçeneği olmadığı için oturduğu çay bahçesinden haz etmediği de ortadaydı. Sanıyorum, çay bahçelerinin yıkımı sadece bir nostaljiye elveda demekten öte bir şey ifade etmeyecek, yenileri yapıldığı zamansa neden daha evvel yapılmadı dedirtecektir.

Sezonu daha yeni bitirdik, sen, şimdiden yeni sezona gözünü dikmişsin, dur bakalım diyeceksiniz belki ama, bu işler hemen bir çırpıda olmuyor, bırakın turist aramayı, otelden, motele, pansiyona, velhasıl Erdek’te alt yapıyı hazırlamak gerekiyor, bu da bir süreç elbette.

Bu vesileyle okurlarımın bayramını kutluyor, Erdek’in yerlisiyle, yabancısıyla eski günlerindeki şaşalı dönemini yeniden yakalamasını diliyorum.

Hoş kalın, esen kalın,

Sermed Çınar