Erdek Kapıdağ yarımadası’ nın
güney eteklerinde antik adı
Mysia olan
bölgenin sınırları içindedir.
Ünlü coğrafyacı Strabon,
Kapıdağ’ ın ( Arktonesos )
eskiden aslında bir ada
olduğundan ve iki köprü ile ana
kara’ bağlandığından söz eder.
M.Ö. 1200’ lerden sonra bir
Trak boyu olan
Dolion’ lar
tarafından ele geçirilen yöreye
eskiden Dolionis
denilmiştir. Yöredeki en önemli
antik yerleşim merkezi olan
Kyzikos (Belkız),
ele geçen Geç Geometrik Dönem
seramik eserlerinden
anlaşıldığına göre, M.Ö. 7. yy’
ın ilk yarısında Miletos’
luların kurduğu, antik
Propontis bölgesinin en
eski İon
kentlerinden biriydi. Kapıdağ
Yarımadası, kenti ve yaklaşık
200 gemi barındırabilen doğal
iki limanını sert kuzey
rüzgarlarından koruyordu. Geniş
ve verimli toprakları ile etki
alanı Pergamon’a kadar uzanan
Kyzikos, Marmara Denizi
kıyılarından, güneye uzanan
yolların başlangıç noktasındaki
konumuyla zamanla büyük bir
gelişme göstererek ün yaptı.
Ayrıca dönemin en tanınmış
paraları olan, altın ve gümüş
alışımından yapılan ve
Kzikene adıyla anılan
sikkeleri ile de ünlü bir sanat
merkeziydi. M.Ö. 6. yy
sonlarında Darius
zamanında Pers
egemenliğine girdi. M.Ö. 334’te
Büyük
İskenderin eline geçti
ise de onun ölümünden sonra
bağımsızlığına kavuşan kent
Pergamon Krallığı ile
ilişkilerini geliştirdi. Roma
döneminde de özerkliğini koruyan
Kyzikos en parlak yaşantısını bu
dönemde sürdürdü. Olympos’un 13.
tanrısı olarak ilan edilen
İmp.
Hadrianus adına, Geç
Roma Döneminde yaptırılan büyük
Zeus Tapınağı buraya
Metropolis-Neokoros
ünvanını kazandırdı.
Konstantinapolis’ in ( İstanbul
) Bizans’ ın başkenti olması
üzerine önemini yitirmeye
başlayan Kyzikos, M.S. 943 ve
1063 yıllarındaki depremler ve
yangınlardan etkilenerek büyük
ölçüde yıkıldı ve kent halkı bu
günkü Erdek’ in bulınduğu
yerdeki Artake’
ye göçtü. Özellikle
selçukluların, 14. yy başlarında
da Karasioğullarının
yönetimine giren Erdek, Orhan
Gazi zamanında Osmanlı
topraklarına katıldı. Kent ve
çevresindeki antik yerleşim
kalıntılarında kazı çalışmaları,
1952-53 ve 1957 yıllarında Ord.
Prof. Dr. Ekrem Akurgal
tarafından başlatılmıştır. Ünlü
Hadrian tapınağından günümüze
sadece, Halen mağara olarak
adlandırılan bölgede görülen
temel kalıntılara
ulaşabilmiştir. Yöredeki
kazılardan ele geçen bazı
buluntular şu anda İstanbul
Arkeoloji Müzesi ve bir kısmı
Erdek Açıkhava Müzesi’nde
sergilenmektedir.
Kapıdağ yarımadası eskiden
kıyıya çok yakın bir ada iken,
zamanla dar ve alçak bir Kıstak
( tombolo ) ile karaya
bağlanarak bir yarımadaya
dönüşmüştür. Yarımadanın karayla
bağlantısını sağlayan bu kıstak
yağışlı dönemlerde bataklığa
dönüşür ve Belkız
Bataklığı ( Belkız
Tombolosu ) olarak adlandırılır.
Erdek ve Kapıdağ Yarımadası
kıyıları, çevre adaları, denizi,
birbirinden güzel doğal
kumsalları, eşsiz tabiat
güzelliği ve tarihi yapıları ile
Marmara bölgesinin yoğun bir
tatil yöresidir ve ayrıca
şaraplık olarak üretilen
üzümleri, sofralık zeytini ve
balıkçılığı ile ünlüdür.
Zeytinliklerle kaplı yörede
güzel kumsalları ve ve yeşil
görünümlü kıyılarıyla
Erdek kenti ve
karşısında Zeytinliada
ile Apostol Mesiresi,
Kyzikos
harabeleri , Seyitgazi
Tepesi, Narlı
Köyü kıyıları ve
yarımada çevresine dağılmış olan
Marmara
Adası,
Paşalimanı Adası,
Avşa ( Türkeli ) Adası
ve Ekinlik Adası,
Erdek Körfez’ inin önemli
turistik bölgeleridir. Karayolu
ile İstanbul – Bursa
üzerinden yaklaşık 339 km, veya
Balıkesir – Susurluk
üzerinden 119 km sonra Erdeğe
ulaşılır. Bunun dışında yaz-kış
İstanbul - Bandırma arasında ve
özellikle yazın İstanbul –
Marmara – Avşa arasında düzenli
olarak sürdürülen feribot ve
deniz otobüsü seferleriyle de
bölgeye ulaşım sağlanır. Erdek’
ten Marmara ve Avşa Adalarına
hergün feribot bağlantısı
vardır.
MARMARA ADASI ( Elafonessos )
Aynı adla anılan takım adaların
içinde en büyüğü olan Marmara
Adası ismini tüm kuzey kesimini
kaplayan ve antik çağdan bu yana
ününü koruyan saf mermer
ocaklarından almıştır. Adadaki
ilk yerlleşim , antik çağda
Miletoslularca
bir deniz kolonisi olarak
kurulmuş olan ve önceleri
Elafonnessos (
Geyik Adası ) adıyla anılan
adaya da adını veren
Prokonnesos kentidir.
Birçok kez Fenikeliler
tarafından yağmalanan
Prokonnesos , Roma döneminde
Plinius’ a göre değerli Kyzikos
mermerlerinin çıkarıldığı bir
sürgün yeri olarak
kullanılmıştı.
Dünyanın 7 harikasından biri
olarak kabul edilen ünlü
Mausoleum’ un kaplama
ve kabartmaları buradan
gönderilmiştir.
AVŞA ( TÜRKELİ ) ADASI
Paşalimanı Adasının batısında
kalır. Yapısı büyük ölçüde
granit katmanlarından oluşan,
basık görümlü alçak bir ada olan
Avşa Adası bölgenin diğer
adaları içinde şarapçılığı ile
en ünlü olanıdır. Eski adı
tarihte Ophioussa
veya Afousia
olarak geçer. Daha sonra burada
bulunan Meryem Ana manastırı ile
özdeştirilerek Panaya da
denilmiştir . En önemli yerleşim
alanları yazlık evler,
pansiyonlar, ve turistik
tesisleri ile adanın batı
kumsalları boyunca uzanan
Türkeli köyü ile adanın
doğusunda yer alan Yiğitler (
Araplar) köyüdür.
PAŞALİMANI ADASI ( HALONİ)
Erdek ile Avşa arasında yeralan
Paşalimanı Adası, Marmara
Adasından sonra bölegedeki
ikinci büyük adadır. Eski adı
Haloni olan
Paşalimanı Adası günümüzdeki
adını Kaptan-ı Derya
Lala Şahin Paşa
komutasındaki Osmanlı
donanmasının üstlendiği
limanından almıştır.
Strabona göre eski
Prokonnesos
burasıdır. Eski çağlarda diğer
İon kentleri ile birlik olup
Pers ve Fenikeli kolonicilere
karşı koyduğundan M.Ö. 493
yıllarında yıkılıp
yağmalanmıştır. Haçlı donanması
ve zaman zaman Arap işgallerine
uğrayan ada daha sonra Bizans
egemenliği altında kalmış ve 15.
yy’ da İstanbul’ un fethiyle
birlikte Osmanlı sınırlarına
dahil edilmiştir. Adada
Poyrazlı,
Harmanlı,
Balıklı ve
Tuzla adlarında 5
yerleşim bulunur.
EKİNLİK ADASI ( KOUTALİ )
Eskiden Koutali
( Kaşık ) olarak Ekinlik Adası
komşusu olan Avşa ( Türkeli )
Adasından kıyıları yüksek dar
bir boğaza ayrılır. Adanın en
yüksek yeri Kaşık Tepe’ dir.
Bölgedeki diğer adalara göre
toprakları tarıma daha
elverişlidir. Küçük nüfuslu tek
bir köyü olan Ekinlik Adasında
turistik pansiyonlarda
konaklamak mümkündür. Alıntı:
Ali abi kırtasiyeye teşekkür
ederiz